top of page
  • Yazarın fotoğrafıİshakEdebiyat

İshak İlk Kitap Soruşturması- Hüseyin Opruklu

1- Öykü yazmaya ne zaman, nasıl başladınız?

Lise yıllarından itibaren ne olduğuna bakmadan sürekli yazıyordum. Öykü yazmaya ise 2014 yılında katıldığım yaratıcı yazarlık atölyesinden sonra başladım diyebilirim. Yazdığım öykülerin edebiyat dergilerinde yayımlanmaya başlamasıyla cesaretim arttı ve öykü yazmaya daha çok zaman ayırmaya başladım.

2- Öykü türünü seçmede özel bir nedeniniz var mı? Öykü yazmanın kolay olduğunu düşünüyor musunuz?

Öykü türünü seçmemdeki en önemli faktör, fotoğraf diyebilirim. On bir yıl önce makineyi elime alıp fotoğraf çekmeye başladığımda minimalizm akımıyla karşılaştım. “Az çoktur,” ifadesiyle temellendirilen bu akımın, olabildiğince az şey söyleyip çok şey anlatabilmeyi ve bunu yaparken şatafattan uzak bir sadeliği esas aldığını öğrenince minimalist fotoğraflara odaklandım.

Diğer yandan, Roland Barthes’in Camera Lucida - Fotoğraf Üzerine Düşünceler adlı kitabını okuduğumda studium ve punctum kavramları dikkatimi çekti.

Studium, bir fotoğrafın gösterdikleri karşısında seyircide var olan duygunun ortak alanı, punctum ise bir fotoğrafta izleyeni vuran hatta ok gibi kareden çıkıp izleyene saplanan şeydir,” der Barthes.

Fotoğrafı özel kılan şeyin punctum olduğunu fark ettiğimde fotoğrafa bakışım değişti. Punctum ve minimalizm kavramlarının fotoğraftaki karşılığını öyküde bulduğum içindir belki de öykü türünü seçmemin nedeni.

Öykü yazmanın kolay olduğunu düşünmüyorum. Okuyucuyu şaşırtan, bazen de canını acıtabilecek öyküleri yazmak nasıl kolay olabilir?

 

3- İlk öykünüzün yayımlanma macerasını anlatır mısınız? Yayımlandığını gördüğünüzde neler hissetmiştiniz?

Öykü yazmaya başladıktan kısa süre sonra elimde epey öykü birikmişti. Bunları nasıl değerlendirebilirim? diye düşünürken aklıma edebiyat dergilerine göndermek geldi. Seçtiğim bir öyküyü birkaç dergiye gönderdim. Kısa süre sonra haber geldi. Yazdığım bir öykünün ilk kez basılı bir dergide okuyucuyla buluşacak olmasını bilmek, benim için heyecan vericiydi. Öykülerimin dergilerde yer bulmaya ve peşinden öykü yarışmalarında ödüller gelmeye başlayınca doğru yolda olduğuma inancım pekişti, öykü yazma sürecim ivme kazandı.

 

 

4- Öykülerinizden dosya oluşturma fikri nasıl oluştu? Dosyanızı oluştururken nelere dikkat ettiniz? Belirli bir tema üstünden mi ilerlediniz yoksa farklı temaların oluşturduğu bir bütünü mü tercih ettiniz?

Fotoğrafa başladıktan sonra elimde on binlerce fotoğraf karesi birikmişti. Fotoğraf yarışmalarına temaya göre fotoğraf göndermek istiyor ama on binlerce fotoğrafın arasından istediklerimi bir türlü bulamıyordum. Ayrıca çeşitli platformlarda fotoğraf sunumu yapmaya başlamıştım. Ama elimde derli toplu bir sunum dosyası yoktu. Hemen kolları sıvadım ve temaya göre elimdeki tüm fotoğrafları tasnifledim. Böylece fotoğraf yarışmaları ve sunumlarında işim epey kolaylaşmış oldu. Öykü dosyası fikrinin oluşmasında fotoğrafta uyguladığım dosya oluşturma pratiğinin katkısıyla birlikte çeşitli öykü yarışmalarında ödüller almaya başlamamın da faydası olmuştur.

Kitap için öyküleri seçerken tematik bütünlüğe dikkat etmeye çalıştım.

 

5- Kitap yayımlamak oldukça meşakkatli bir iş. Dosyanız okunmayabilir, okunsa bile uzun süre bekletilebilir, bekletilse bile birçok etmenden dolayı yayımlanamayabilir. Bütün bu durumlar gözünüzü korkuttu mu?

Hazırladığım dosyayı bazı yayınevlerine gönderdim. İlk başlarda, Nasılsa hemen dönüş yaparlar, diye düşünüyordum. Aslında bir yandan da çok korkuyordum, “Acaba öykülerim yayımlanacak nitelikte mi?” diye?  Bu süreçte kararlığımı kaybetmeden yazmaya devam ettim. Bazı butik yayınevlerinden belli aralıklarla geri dönüşler oldu. Ama kararsızlığımı bir türlü yenemiyordum. Ta ki Metinlerarası Kitap ve editörü Mahmut Yıldırım ile tanışana dek.

6- Çok fazla yayınevi var. Yayınevini belirlerken nelere dikkat ettiniz? Hedefinizde bir yayınevi var mıydı?

Büyük yayınevinden ziyade butik yayınevleriyle çalışmanın daha kolay olduğunu söylemişti kitabı yayımlanan bir arkadaşım. Yayınevi seçerken öncelikle yazarla olan ilişkisi, yaklaşımı, desteği önemliydi. Ayrıca editoryal dokunuşlara da ihtiyacım vardı.

Güven verecek, iletişim kanallarını açık tutacak, beni doğru yöne kanalize edecek bir yayıneviydi aradığım. Metinlerarası Kitap’ı seçmemde bu faktörler etkili oldu.

 

7- Öykü yazmaya yeni başlayanlar için önerileriniz nelerdir? Yola çıkmadan önce çantalarına neler koymalarını isterdiniz?

İlk olarak bir yol haritası çıkarmalarını, çok okumalarını, öykü yazarken rehber olabilecek bazı temel ilkeleri öğrenmelerini, imla kılavuzunu ve Türkçe sözlüğü yanlarından ayırmamalarını öneririm.

 Kim ne yazmış, nasıl yazmış, sürekli analiz etmelerini, disiplinli olmalarını ve asla pes etmemelerini bir de.

Son olarak değerli İshak Edebiyat ailesine ve editörüm Mahmut Yıldırım’a bu keyifli söyleşi için çok teşekkür ederim.

0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page