top of page
  • Yazarın fotoğrafıİshakEdebiyat

İshak İlk Kitap Soruşturması- Hasan Kılıç

1- Öykü yazmaya ne zaman, nasıl başladınız?

Öykü yazmaya başlamam gençlik yıllarıma dayanıyor. İlk olarak lise dönemlerimde edebiyat derslerindeki yazma çalışmaları ve bir şair tanıdığımın teşvikiyle bu alana ilgi duymaya başladım. Yazmaya başladığım ilk dönemlerde, çevremdeki olayları, insan ilişkilerini ve kendi iç dünyamı keşfetmeye yönelik kısa hikayeler oluşturuyordum. Bu süreçte, farklı yazarları okuyarak ve onların yazım tekniklerini inceleyerek kendimi geliştirdim. Bazı nitelikli atölyelere katıldım. Öykü yazmanın düşüncelerimi ve duygularımı ifade etmenin en etkili yolu olduğunu keşfettim. Bu keşif beni daha karmaşık konuları ele alabilecek ve insan doğasının derinliklerine inebilecek öyküler yazmaya yönlendirdi. "Çekmece" adlı ilk kitabımı yazarken de bu deneyimlerimden ve edindiğim bilgilerden yararlandım. Bu kitap kişisel gelişimimin ve edebi yolculuğumun bir yansıması olarak ortaya çıktı.

2- Öykü türünü seçmede özel bir nedeniniz var mı? Öykü yazmanın kolay olduğunu düşünüyor musunuz?

Öykü türünü seçmemin özel nedenleri var. Öncelikle öykülerin kısa ve yoğun yapıları, okuyucuya kısa sürede derin duygusal ve düşünsel deneyimler sunma fırsatı veriyor. Bu tür, karakterlerin iç dünyalarını, çevrelerini ve yaşadıkları olayları yoğun bir şekilde aktarmama olanak tanıyor. Ayrıca öykülerin esnek yapısı sayesinde farklı temaları, yapıları ve üslupları deneme şansım oluyor, bu da yaratıcılığımı serbestçe ifade etmeme yardımcı oluyor.

Öykü yazmanın kolay olduğunu düşünmüyorum. Her ne kadar kısa olsalar da öykülerin etkileyici ve anlamlı olmaları için derin bir düşünce süreci ve hassas bir dil kullanımı gerektirir. Karakter gelişimi, olay örgüsü ve tema gibi unsurları sınırlı sayıda kelimeyle etkili bir şekilde işlemek büyük bir ustalık ve dikkat gerektirir. Ayrıca her öykünün kendi içinde tutarlı ve ikna edici bir evren yaratması gerekiyor ki bu da kolay bir iş değildir. Dolayısıyla öykü yazmak hem teknik hem de yaratıcılık açısından oldukça meydan okuyan bir süreçtir.


3- İlk öykünüzün yayımlanma macerasını anlatır mısınız? Yayımlandığını gördüğünüzde neler hissetmiştiniz?

İlk öykümün yayımlanma macerası benim için oldukça heyecan verici ve öğretici bir süreçti. Bu öyküyü yazdıktan sonra yayımlanması için uygun bir platform arayışına girdim. Öykümü gönderdikten sonraki süreç sabır ve direnç gerektiriyordu.

Mayıs 2023'te öykümün Oggito internet platformunda yayınlanacağını öğrendiğimde ise tarif edilemez bir sevinç ve gurur hissettim. İlk kez bir eserimin geniş bir okuyucu kitlesi tarafından okunacağını bilmek, benim için büyük bir başarıydı. Aynı zamanda bu durum yazma yolculuğumda bir dönüm noktası oldu ve gelecekteki çalışmalarım için cesaret verici bir adım oldu.

Yayımlanma anını gördüğümde kendimi çok mutlu ve heyecanlı hissettim. Bu, uzun süren çabalarımın ve edebiyat yolculuğumdaki tutkumun bir meyvesiydi. Aynı zamanda eserimin başkaları tarafından okunup değerlendirileceği gerçeği, beni daha da motive etti ve yazarlık kariyerime daha büyük bir ciddiyet ve kararlılıkla devam etmemi sağladı. Bu deneyim, bir yazar olarak gelişimimde önemli bir adım oldu ve daha fazla yazmaya, öğrenmeye ve kendimi ifade etmeye devam etme konusunda beni cesaretlendirdi.


4- Öykülerinizden dosya oluşturma fikri nasıl oluştu? Dosyanızı oluştururken nelere dikkat ettiniz? Belirli bir tema üstünden mi ilerlediniz yoksa farklı temaların oluşturduğu bir bütünü mü tercih ettiniz?

Öykülerimden bir dosya oluşturma fikri yazdığım her bir öykünün kendine has bir dünya ve anlatı barındırmasıyla şekillendi. Öykülerimin her biri farklı bir temayı, karakteri ve hikâye örgüsünü işliyordu. Bu çeşitlilik bana her bir öyküyü ayrı bir çekmeceye benzetme fikrini verdi. Bu şekilde her çekmece farklı bir öyküyü, farklı bir evreni temsil ediyordu.

Dosyamı oluştururken her öykünün kendi içinde tutarlı ve kendine has bir atmosfer yaratmasına özen gösterdim. Ayrıca her bir öykünün okuyucuya farklı bir deneyim sunmasını hedefledim. Bunun için karakter gelişimi, dil kullanımı ve tema seçimleri üzerinde özellikle durdum. Her öyküyü birbirinden farklı kılmak için çeşitli yazım stilleri ve anlatım teknikleri kullandım.

Temalar konusunda ise belirli bir tema üzerinden gitmek yerine, farklı temaların oluşturduğu bir bütünlüğü tercih ettim. Bu her bir öykünün farklı bir konuyu, duyguyu veya düşünceyi ele almasını sağladı. Böylece okuyucular kitabın her bir bölümünde farklı bir deneyim yaşayabildi. "Çekmece" adını verdiğim bu dosyada insan doğası, aşk, kayıp, umut gibi geniş bir tematik yelpazeye yayılan öyküler bulunuyor. Her öykü okuyucuya düşünmek ve hissetmek için yeni bir alan açıyor ve bu çeşitlilik dosyanın zenginliğini ve derinliğini artırıyor.

5- Kitap yayımlamak oldukça meşakkatli bir iş. Dosyanız okunmayabilir, okunsa bile uzun süre bekletilebilir, bekletilse bile birçok etmenden dolayı yayımlanamayabilir. Bütün bu durumlar gözünüzü korkuttu mu?

Kitap yayımlamanın zorlukları ve belirsizlikleri özellikle ilk kitabımı yayımlama sürecinde benim için önemli düşüncelerdi. Elbette bu süreçte karşılaşabileceğim olumsuz ihtimaller gözümü korkuttu. Kitabın okunmaması, uzun süre bekletilmesi ya da çeşitli etmenlerden dolayı yayımlanamaması gibi durumlar her yazar için endişe verici olabilir.

Ancak bu süreç aynı zamanda bir öğrenme ve kendini geliştirme fırsatı olarak da görülebilir. Yazar olarak eserimin değerini ve anlamını sadece yayımlanıp yayımlanmadığına göre değil, yazma sürecindeki kişisel gelişimime ve okuyucularıma aktarabileceğim mesajlara göre de değerlendirmeyi öğrendim. Bu zorluklar aynı zamanda sabrı, direnci ve eserime olan inancımı güçlendirdi.

Sonuç olarak, evet, kitap yayımlama sürecinin zorlukları gözümü korkuttu, ancak bu durum yazma tutkumu ve hedeflerimi sürdürme konusundaki kararlılığımı da pekiştirdi. Her reddedilme ve bekleyiş beni daha iyi bir yazar olma yolunda itti ve eserlerimi daha da geliştirmeme yardımcı oldu. Bu zorluklar aynı zamanda edebiyat dünyasının gerçeklerini anlamamı ve bu dünyada kendime bir yer edinme konusunda daha stratejik ve sabırlı olmamı sağladı.

6- Çok fazla yayınevi var. Yayınevini belirlerken nelere dikkat ettiniz? Hedefinizde bir yayınevi var mıydı?

Yayınevi seçimi kitabımın yayımlanma sürecinde en önemli kararlardan biriydi. Yayınevi seçerken öncelikle yayınevinin edebi vizyonu ve yayımladığı eserlerin kalitesine dikkat ettim. Ayrıca yazarlarla olan ilişkileri, eserlere gösterdikleri özen ve yayımlama sürecindeki profesyonellikleri de önemli faktörlerdi.

Benim için bir diğer önemli kriter yayınevinin yazarlarına olan yaklaşımı ve desteği oldu. Eserimin, değer verdiğim ve güvendiğim kişiler tarafından ele alınmasını istedim. Bu nedenle, daha önce atölyelerine katıldığım ve kalemlerine, sözlerine güvendiğim kişilere dosyamı emanet etmeyi tercih ettim. Bu kişilerin edebi anlayışları ve eserlere yaklaşımları, benim için büyük bir güven kaynağıydı.

Hedeflediğim yayınevi bu kriterlere uyan, edebiyat dünyasında saygın bir yere sahip ve eserlere hak ettikleri değeri veren bir yayıneviydi. Bu yayınevinin kitabımın yayımlanma sürecinde beni doğru bir şekilde yönlendireceğine ve eserime gereken özeni göstereceğine inandım. Sonuç olarak, yayınevi seçimi kitabımın başarısını ve etki alanını doğrudan etkileyecek bir karardı ve bu kararı verirken hem profesyonel standartları hem de kişisel güven ve değerleri dikkate aldım.


7- Öykü yazmaya yeni başlayanlar için önerileriniz nelerdir? Yola çıkmadan önce çantalarına neler koymalarını isterdiniz?

Öykü yazmaya yeni başlayanlar için önerilerim onların yaratıcı yolculuklarında rehber olabilecek bazı temel ilkeler üzerine kuruludur. İlk olarak öykü yazımına başlamadan önce çantalarını bolca kitap ve kelimelerle doldurmalarını öneririm.

Bol Bol Okuyun: Yazarlık yolculuğuna çıkmadan önce çeşitli yazarların eserlerini okumak çok önemlidir. Bu, farklı yazım stilleri, karakter gelişimleri ve hikâye kurguları hakkında derin bir anlayış kazandırır. Ayrıca edebiyatın çeşitli türlerine ve dönemlerine ait eserleri okumak yazarın kendi üslubunu geliştirmesine yardımcı olur.

Kelime Dağarcığınızı Genişletin: Yazarlık, kelime oyunları ve dil becerileri üzerine kuruludur. Dolayısıyla geniş bir kelime dağarcığına sahip olmak düşüncelerinizi daha etkili bir şekilde ifade etmenize olanak tanır. Yeni kelimeler öğrenmek ve bunları kullanmak yazım tarzınızı zenginleştirir.

Yazma Pratiği Yapın: Düzenli yazma pratiği yazma becerilerinizi geliştirmenin en etkili yoludur. Her gün belirli bir zamanı yazmaya ayırmak düşüncelerinizi ifade etme ve hikâye kurgulama yeteneklerinizi artırır.

Gözlem Yeteneğinizi Geliştirin: Çevrenizdeki insanları, olayları ve doğayı dikkatle gözlemlemek ilham almanızı ve gerçekçi karakterler ve durumlar yaratmanızı sağlar.

Eleştirilere Açık Olun: Yazarlık sürecinde eleştiriler öğrenme ve gelişme için büyük fırsatlar sunar. Yazdıklarınızı güvendiğiniz kişilere okutun ve onların geri bildirimlerine açık olun.

Sabırlı Olun ve Pes Etmeyin: Yazarlık zorluklarla dolu bir yol olabilir. Reddedilmeler ve zorluklar karşısında sabırlı olmak ve pes etmemek önemlidir.

Kendi Sesinizi Bulun: Her yazarın kendine özgü bir sesi vardır. Kendi sesinizi bulmak ve bunu ifade etmek eserlerinize özgünlük kazandırır.

Yazarlık sadece teknik becerilerin ötesinde kişisel bir keşif ve ifade yolculuğudur. Bu yolculukta her deneyim ve öğrenme fırsatı yazarın kendi tarzını ve sesini bulmasına yardımcı olur.

0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Kommentarer


bottom of page