• İshakEdebiyat

İshak İlk Kitap Soruşturması: Buşra Era

Güncelleme tarihi: 3 Eki

1- Öykü yazmaya ne zaman, nasıl başladınız?

Yirmi iki yaşımda başladım. Sanırım düşündüklerimi ifade etme biçimi olarak yazı yazmaya daha yatkındım, çocukluk çağlarından itibaren defter, kalemi yanımdan eksik etmez metin yazardım, bir şeyleri anlamaya çalışırken yazmak kolaylaştırıcı bir araç gibi geliyordu, on dört yaşlarında deneme, şiir, novella türlerinde başladığım yazılarımı da bir noktadan sonra kompoze ederek öyküye yöneldim.


2- Öykü türünü seçmede özel bir nedeniniz var mı? Öykü yazmanın kolay olduğunu düşünüyor musunuz?

Bir sebepten şöyle oldu diyemesem de kaleme aldığım metinler arasında yazmaktan kendimi alamadığım bir tür oldu öykü. Bir odanın duvarına asılmış kendi hâlinde fotoğraflara benzetiyorum öyküyü, -ebilmek unsuru neyin fotoğrafını çekiyoruza bağlı olarak değişiyor. Dolayısıyla öykü yazmak kolaydır, zordur ayrımına her yazar kendi adına belki karar verebilir diye tahmin ediyorum.


3- İlk öykünüzün yayımlanma macerasını anlatır mısınız? Yayımlandığını gördüğünüzde neler hissetmiştiniz?

Yayımlanan bir öyküm olmadı daha evvel. İlk öyküyü, ilk şiir olarak değiştirirsek, bir şiirim lise ikide okul dergisinde yayımlanmıştı. Yayımlanacağını önceden bilsem de dergiyi elime alıp sayfayı açtığımda çıplakmışım gibi hissetmiştim, çıplak ve mutlu. Sonra bu hissi sevmiş olacağım ki kendime o dönem yeni yeni takip etmeye başladığım bloglarda sayfa açıp metinlerimi yayımlamaya başlamıştım.


4- Öykülerinizden dosya oluşturma fikri nasıl oluştu? Dosyanızı oluştururken nelere dikkat ettiniz? Belirli bir tema üstünden mi ilerlediniz yoksa farklı temaların oluşturduğu bir bütünü mü tercih ettiniz?

Bir tema üzerinden ilerledim. Temayı bir öğreti ile eşleyerek disiplinler arası sistematik bir çalışmanın içine girmiştim. Bunu yaparken de metinler bütünde dosya olsun çabasında değildim, metinleri tamamladığımı düşündüğüm noktada çalışmamım bir dosya oluşturduğunu fark etmiştim.


5- Kitap yayımlamak oldukça meşakkatli bir iş. Dosyanız okunmayabilir, okunsa bile uzun süre bekletilebilir, bekletilse bile birçok etmenden dolayı yayımlanamayabilir. Bütün bu durumlar gözünüzü korkuttu mu?

Dosya oluşturduğumu fark ettiğimde içimi kemiren bir istekti kitap yayımlatmak. Bu isteğin sonuç vermesinin süreç gerektirdiğini biliyordum, korkumu beslemek yerine heyecanımı yaşıyordum. Hatta pandemi dönemi birkaç yayınevinden kabul alamadığımın da bilgisiyle web sitesi oluşturup kişisel yayınevimi kurmuş okurlarıma ulaşmaya çalışıyordum. İsteğim, korkumu her zaman bastırıyordu.

6- Çok fazla yayınevi var. Yayınevini belirlerken nelere dikkat ettiniz? Hedefinizde bir yayınevi var mıydı?

Yapılan iş kendini bütünüyle ortaya koyar diye düşünüyorum, bu fikre uyumla baktığım dosyamı yayımlasa içime sinecek birkaç yayınevi belirleyerek yola çıktım, bir yayınevinden olumsuz yanıt gelmeden diğer yayınevine başvurmamaya özen gösterdim, hedefli değilse de planlı bir süreç içindeydim, neticede yola çıkarken tahmin dâhi edemeyeceğim kadar memnun olduğum bir yayıneviyle çalıştım.


7- Öykü yazmaya yeni başlayanlar için önerileriniz nelerdir? Yola çıkmadan önce çantalarına neler koymalarını isterdiniz?

Yola yeni çıkmış biri olarak, görebildiğim en gerçek gereklilik önce iyi okur olmak sanırım. Yazı dünyasında olsun diğer dünyalarda olsun yola çıkmak “kişisel” bir serüven, çantalar da öyle, bu hepimiz için yeterli bir farklılık.


177 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör