• İshakEdebiyat

İshak İlk Kitap Soruşturması: Hakan Kökcü

Öykü yazmaya ilk ne zaman, nasıl başladınız?

Form olarak öykü diyemesem de yazmaya ilk olarak, duyduğum ve etkilendiğim hikâyeleri unutmamak için not alarak başladım. Hafızam beni sıklıkla yanıltsa da ben kendisine pek güvenmem. O yüzden farklı bulduğum şeyleri bana hatırlatacak küçük notlar alırdım. Arşivciliğim pamuk ipliğine bağlı olduğundan yazdığım her şeyi atıp yenilerini, sonra onları da atıp yenilerini yazdım durdum. Bir formdan bahsedemeyeceğimiz yazılardı bunlar. İlk öykü formu üzerine düşünmeye başlamam da sanırım 2010- 2011 yılları üniversiteye başladığım zamanlara denk geliyor.

Tür olarak neden öykü?

Heyecanlı biri değilim ama sahip ya da vâkıf olmak istediğim durumlarda çok tez canlıyım. Özellikle yazarken bu durum çokça ortaya çıkıyor. Mesela hiç kâğıt kalemle yazmıyorum, o kadar uzun sürüyor ki sıkılıp bırakıyorum hemen. Yavaş kalıyorum. Okurken de yazarken de hemen sona ulaşmaya çalışıyorum. Bir hızla, eskilerin tabiri ile tek avazda bitsin istiyorum.

Bu yüzden öykünün kaçak güreşi beni daha çok tatmin ediyor. Okurken de yazarken de.


Öykünüz ilk ne zaman ve nerede yayımlandı?

Sanırım 2011 yılıydı, sevgili Jale Sancak’ın uzun süre hayatta tutmak için mücadele verdiği Galapera’da çıkmıştı.


Öykülerinizden dosya oluşturma fikriniz nasıl oluştu?

Yazdıklarımdaki ortaklığı fark etmeye başladığımda ortaya çıktı bu fikir. Çok da uğraşmak zorunda kalmadım açıkçası çünkü istemsizce çoktan aynı fikirde anlaşmıştı öyküler.


Yayınevini neye göre belirlediniz?

Epona Yayınları, çok yeni olmasına rağmen ardında yılların tecrübesini barındıran bir ekipten oluşuyor. Ben Sedat Demir ile tanıştıktan yaklaşık bir yıl sonra Epona yayın hayatına başladı. Biz bu süre içinde zaman zaman iletişimde kaldık ve geçtiğimiz yıl birlikte çalışmaya karar verdik. Yayın öncesi ve sonrası süreçte de doğru bir karar verdiğimi düşündüm hep.

Özellikle Sedat, bitmek bilmez sorularımı tüm inceliğiyle hiç sıkılmadan cevapladı. Hem içerikte hem kapakta beni çok özgür bıraktı. Bu anlamda çok şanslıyım. Böyle bakınca da yayınevini yayıncıya duyduğum güven ve inanç sayesinde seçmiş olduğumu söyleyebilirim.


Yeni başlayanlar için önerileriniz nelerdir?

Rilke’den ‘Genç Bir Şaire Mektuplar’ ve bolca da Leyla Erbil okusunlar.

59 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör