• İshakEdebiyat

İshak İlk Kitap Soruşturması: Buket Arbatlı



Öykü yazmaya ilk ne zaman, nasıl başladınız?

Lise dönemlerimde başladım. Edebiyat öğretmenimiz adını anmadan geçmeyeyim, Mustafa Karaca bizleri hem okumaya hem de yazmaya yönlendirdi. Tüm bir dersi yazmaya ayırdığını, kompozisyon ödevleri verdiğini hatırlarım. Okumayı öğrendiğim andan itibaren elime ne geçerse okudum, kitaplara çok düşkün oldum. Bunun da nedendi taşrada büyümek olabilir. Taşra büyük bir boşluk, derin bir kuyudur. O zamanlarda internet, sosyal medya yoktu. Kitaplarla doldurdum. Elimden tutan beni başka yerlere başka zamanlara taşıyan kitaplarla. Üniversitede yazmaya devam ettim, en uzun üniversitelerden birinde okuduğumdan o süreç verimli oldu. Bilinçsiz çabalardı, anılar, denemeler, günlükler. Sonra iş hayatı, annelik derken yirmi yıl elimi sürmedim. Yeniden gerçek anlamda öykü yazmaya başlamam Jale Sancak’ın atölyesine katılmamla, iki bin on yılında olmuştur. Kendisine minnet borçluyum.


Tür olarak neden öykü?

Aslında masal yazmak istiyordum. İlk çalışmalarım masal. Sonrasında gerçekdışı büyülü dünyalar, karakterler oluşturmak hem zor geldi hem de bu dünyaya dair anlatmak istediklerim olduğunu keşfettim. Öykü okumayı da çok severdim ama sanırım şirket ya da hastane yönetmek gibi yoğun işlerde çalışırken roman yazmak mümkün değil. En azından benim için. Seyahatlerde, gecenin geç saatlerinde yazabiliyordum. Öykü o anlamda pratik. Gittikçe de çok sevdim, yoğunluğunu, kısalığını, vuruculuğunu.


Öykünüz ilk ne zaman ve nerede yayımlandı?

Notos dergide yayınlandı. Eskisi Gibi Olabilecek Miyiz Madam. Yine seyahatteydim ben, eşim havaalanına karşılamaya gelirken tebrik için küçük bir kaktüs almış. Büyüdü tabii, ona baktıkça o ilk heyecanı hatırlıyorum.

Öykülerinizden dosya oluşturma fikriniz nasıl oluştu?

Semih Gümüş’ün önemli katkısı var. Çok teşvik etti. Öyküler birikmiş, dosya oluşturacak hale gelmişti ama cesaret edemiyordum. Hem çalışıp hem yazdığım için kendini tamamen yazmaya vakfetmiş insanlara haksızlık gibi geliyordu bir yandan. Faruk Duman’ın da katkısı büyüktür. Çok iyi bir yazar olarak öykülerdeki eksikleri hataları görür. Düşünmenizi üzerinde çalışmanızı sağlar. Neyse bir cesaret hazırlayıp yayınevlerine gönderdim.


Yayınevini neye göre belirlediniz?

Atölyedeki arkadaşlarla konuşuyorduk zaten. Telif edebiyat eserleri, özellikle öykü yayınlayanlar hakkında. Belli başlı tüm yayınevlerine gönderdim. Kiminden cevap geldi, kiminden dönüş olmadı. Sel Yayınlarından Zarife Biliz mail attı, üzerinde çalışmak kaydıyla dosyamı genel yayın kuruluna sunabileceğini söyledi. Hayatımın en mutlu anlarından biri onun olumlu dönüş yapan mesajıdır.


Yeni başlayanlar için önerileriniz nelerdir?

Kendilerine ilginç gelen konuların, anekdotların, karakterlerin notunu tutsunlar. Detaylı bir not. Nasıl giyiniyor, elini kolunu, gözünü nasıl hareket ettiriyor. Anlatma isteğini dizginlemeyi öğrenmek gerek öyküde. Okuyucunun öyküye dair unutamadığı bir incelik, dokunuş önemli. Gereksiz, işlevsiz karakter olmasın. Profesyonel destek faydalı oluyor, şimdi pek çok online yazı atölyesi var, onlardan birine katılabilirler. En önemlisi bir kitapları olmasını istiyorlarsa odaklanıp, üstüne düşüp, eleştiriye katkıya açık olup dosyalarını geciktirmesinler. En yoğun, en stresli işlerin içinde bile bir dosya hazırlamak mümkün.


Buket Arbatlı

89 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör