İshak İlk Kitap Soruşturması- Elif Ünal
- İshakEdebiyat

- 7 Ara 2025
- 3 dakikada okunur
1- Öykü yazmaya ne zaman, nasıl başladınız?
Gazetecilik yaptığım yıllarda haberleştirdiğim olaylardan kurgular yaptığım zamanlar oldu. Ama onlara biçimsel olarak öykü denemez sanırım. O dönemde, gazetecilik geçmişi olan Marquez, Hemingway gibi büyük ustaların izinden gidip gidemeyeceğimi merak ettiğimi hatırlıyorum. Yine de öyküye yönelik olarak çalışmaya başlamam için Kovid-19 salgınının herkes gibi beni de eve hapsetmesi gerekti. Dört duvar arasında kalmaya tahammül edebilmenin bir yolu olarak kurguyu kurcalamaya o zaman başladım.

2- Öykü türünü seçmede özel bir nedeniniz var mı? Öykü yazmanın kolay olduğunu düşünüyor musunuz?
Tersine öykü yazmanın hiç kolay olmadığını düşünüyorum. Genelde büyük resmi görmeye eğilimli biri olarak öykü yazarken o resmin küçük bir parçasına odaklanabilmek için epeyce uğraşmam gerekiyor. Öykü bolca sabır ve çokça emek istiyor. Yine de her seferinde tek atımlık barutum varmış gibi öyküye oturmayı, gerçekle düş arasındaki o ince çizgide gezinmeyi, bazen içime sinene kadar kelimelerin peşinden gitmeyi, bazen de yarattığım bir karakterin ardına düşüp kendimi bambaşka bir öykünün içinde bulmayı seviyorum.
3- İlk öykünüzün yayımlanma macerasını anlatır mısınız? Yayımlandığını gördüğünüzde neler hissetmiştiniz?
Mesleğim nedeniyle yazdıklarımın yayımlandığını sıkça görmüşlüğüm var. Ancak ilk öykümün yayımlandığı dergiyi elime aldığımda yaşadığım heyecanı kelimelere dökmek hiç kolay değil. Bir süredir kitap incelemeleri yazdığım basılı bir edebiyat dergisine yollamıştım ilk öykümü. Yayımlayacaklarını söylediler ancak zaman belirtmediler. O dönem düzenli takip ettiğim bir dergiydi. Hemen bir sonraki sayıda öykümün yer aldığını görünce gözlerime inanamamıştım.
4- Öykülerinizden dosya oluşturma fikri nasıl oluştu? Dosyanızı oluştururken nelere dikkat ettiniz? Belirli bir tema üstünden mi ilerlediniz yoksa farklı temaların oluşturduğu bir bütünü mü tercih ettiniz?
Öykülerimi okuyan kimi edebiyat sever kimi yazar dostlarımın dosya hazırlamam yönündeki telkinlerinden etkilensem de kararımı ilk öykü ödülümü aldıktan sonra verdim sanırım. Zaten düzenli olarak öykü yazıyor basılı ve sanal çeşitli edebiyat platformlarında yer bulduklarını görmekten mutluluk duyuyordum. Yola illaki bir kitabım olsun diye çıkmamıştım aslında. Ama yazdıklarımı bir araya getirdiğimde elimde günceli ve toplumsalı bireysel düzlemden yansıtmayı hedefleyen farklı öyküler olduğunu gördüm. İlk öykü kitabımın adı da bu yüzden Siz Kime Bakmıştınız? oldu. Okurların öykülerimde kendilerinden ve kendi yaşamlarından olduğu kadar tanıklık ettiklerinden de izler bulmalarını umuyorum.
5- Kitap yayımlamak oldukça meşakkatli bir iş! Dosyanız okunmayabilir, okunsa bile uzun süre bekletilebilir, bekletilse bile birçok etmenden dolayı yayımlanamayabilir. Bütün bu durumlar gözünüzü korkuttu mu?
Hem evet hem hayır. Evet çünkü emek veriyor ve inanıyorsunuz. Yayımlanmazsanız hayal kırıklığına uğrayacağınızdan, emeklerinizin boşa gideceğinden endişeleniyorsunuz. Öte yandan sorunuzun diğer cevabı hayır çünkü işin aslı önce kendiniz için yazıyorsunuz ve yayımlanmasanız da yazmaya devam edeceğinizi biliyorsunuz. Gazetecilik için bir kere insanın kanına girdi mi bir daha çıkmaz derler. Ben aynı şeyin edebiyat için de geçerli olduğunu düşünüyorum.

6- Çok fazla yayınevi var. Yayınevini belirlerken nelere dikkat ettiniz? Hedefinizde bir yayınevi var mıydı?
Edebiyata emek vermekten başkaca derdi olmayan, öyküye ve öykücülere önem veren iyi bir yayıneviyle çalışmak istemiştim. Gönlüme göre de oldu. Başından beri hayatın yazarak keşfedilebileceğine inandığım için olsa gerek ilk kitabımı yayımcısı Metinlerarası Kitap‘ın “Hayat kurcalanmalı” mottosu kaynaştırıcı rol oynadı.
7- Öykü yazmaya yeni başlayanlar için önerileriniz nelerdir? Yola çıkmadan önce çantalarına neler koymalarını isterdiniz?
Malum yazmadan önce bol bol okumak gerekir. Çantanızda yerli, yabancı, türlü çeşitli yazarların öykü kitapları olsun. Sayıları kitaplarınıza yetişemese de kimini günlük, kimini rüya defteri, kimini gözlem notları ve kim bilir daha başka neler için kullanacağınız çeşit çeşit defterleriniz olsun. Tabii bir de onlara eşlik edecek rengarenk kalemleriniz. Ama en önemlisi ne biliyor musunuz? Çantanızda mutlaka boş yer olsun. Olsun ki sizin içinizden çıkacak öyküler kendilerine yer bulsun.




Yorumlar