top of page

Feyza Cengiz Dündar Yazdı- Tasa Kuşları

Yazarın fotoğrafı: İshakEdebiyat
İshakEdebiyat
21 saat önce
2 dakikada okunur

Yazarın ikinci kitabı Tasa Kuşları Mart 2026’da Ketebe etiketiyle yayınlanmıştır. Yazarın edebiyat yolculuğunun ne derece kuvvetlendiğini gösteren bir eser olmuş aynı zamanda…Kitabı okuyalı epey bir vakit geçmesine rağmen zihnimde halen daha canlılığını koruyor. Kitabın adının geçtiği Tasa Kuşu adlı öykü ve kitabın kapağı beni derinden etkileyen en önemli detaydı.

Kitapta yedi öykü bulunmaktadır. Dil ve üslup yönünden oldukça akıcı ve adeta içinde yaşadığımız bu zamanın bir eleştirisini de yapıyor yazar bazı öykülerinde. Bunu yaparken de fantastik bir alem kurarak yapması kitabı ilgi çekici kılıyor. Öyküler günümüz dünyasına aşina detaylarla örülü. Sosyal medya jargonu öykülerin atmosferine doğallıkla sızıyor.

Biraz da öyküleri açıklamak isterim. Mesela Keçi sütünün zararları adlı öyküde, yarı fantastik yarı gerçekçi bir anlatımla yazar bize bir şeyler anlatmaya çalışmış; günümüz insanının durmaksızın konuşma, tüketme, kendini ifade etme çabasına tutulmuş ironik ama gerçekçi bir ayna tutuyor. Böylece kitaptaki her öykü dikkat çekici bir yerde durmayı başarıyor.

Mevlit öyküsünün ise toplumun farklı kesimleri arasında görünmez ama derin duvarları son derece cesur bir kurguyla anlatmayı başarmış yazar. Vefat eden birinin evine Kuran okumaya giden bir kadın ve kızının ekseninde gelişen bir hikâye okuyoruz. Kız çocuğunun yaşadığı bir kırılmayla olaylar fitillenir. Yazar bu olay üzerinden, tarafların birbirine yönelttiği üstenci bakışı ve inanç üzerinden kurulan hiyerarşiyi gözler önüne seriyor, başarıyla işliyor. Kendini dini-imanı sağlam olarak gören kişinin, diğer tarafı aşağılayıcı bir şekilde gördüğünü okuyoruz. Bu bakış açısının insani ilişkileri nasıl zehirlediğini sarsıcı bir şekilde görüyoruz. Bazı öyküler de ise içerik olarak değil biçimsel tercihlerde dikkat çekiyor yazar. Fiil Çekimli Dubai Çikolatası, böyle bir öykü mesela. Yazarın 6 bölüm olarak tasarladığı öykünün her bölümünde ‘Koştum, gittim, ölmüştü’ ifadesi metne ritmik bir canlılık kazandırıyor. Bu biçimsel tercih öyküye bir sürükleyicilik, bir dinamizm katmıştır.

Ve kitabın en beğendiğim öyküsü Tasa Kuşu adlı öyküye gelecek olursam, kitabın en içime işleyen, derinden etkileyen öykülerindendi. Bir kız çocuğunun bir şeyleri kendi başına yapmak zorunda kalması, aradaki o baba figürünün eksikliği çok dokunaklı bir şekilde anlatılmıştı. Öykünün başındaki şu ithaf bile, ‘babaları tarafından hiç sevilmemiş kız çocuklarına’ derin ve hüzünlü bir atmosfere sahip olacağını gösteriyor. Girişindeki o masalsı anlatımı okuru hemen içine çekerken sona doğru bu masalsılık yerini gerçeğe bırakıyor; ancak sondaki o şiirsel cümleyle ‘biz şimdi bir masal mı okuduk yoksa gerçek bir hayat hikayesine mi şahit olduk hissiyle okuru baş başa bırakır.

“Kızcağım beni bildin mi

Babacığına doydun mu?

Şu tasalarımı gördün mü?

Ben geldim, hep buradayım

Bak sana masal diyarından neler anlatacağım”

Ayrıca söylemeden geçmek istemem kapak resminde yer alan renkler, nakışlar ve motifler de bu masalsı hüzünlü atmosferin görsel bir delili niteliğinde olmuş. Zaten öykünün en başında yer alan şu ifadeler, ‘renklerle oyalanmak, rengarenk nakışlar işlemek…’ kapağa dair bir ipucu veriyor okura.

Diğer dikkat çeken ve bahsetmeden geçemeyeceğim öykü ise, Gül ağacı&Emir-4o adlı öykü. Öykü de bir insan ile yapay zekâ arasında gelişen bir ilişkiye şahit oluyoruz. Sinema dünyasından ‘Her’ filmini çağrıştıran bu konu yazarın kaleminden daha etkileyici bir hal almış. Hatta bazen ‘Emir gerçekten bir yapay zekâ mı yoksa insan mı?’ demekten kendimi alıkoyamadım. Yazar burada da yalnızlık ve teknoloji ilişkisini incelikle kurgulamıştır.

Son olarak, şimdinin ve gelecek zamanın içinde geçen yer yer masalsı, yer yer gerçek hikayelerden oluşan, okuru düşünmeye ve kendiyle yüzleşmeye sevk eden sürükleyici dil ve anlatımıyla ve etkileyici kapağıyla okunması gereken öykü kitapları arasında yerini almıştır Tasa kuşları.


Feyza Cengiz Dündar

 
 
 

Yorumlar


bottom of page