• İshakEdebiyat

İshak İlk Kitap Soruşturması: Özgür Akarsu

Öykü yazmaya ne zaman, nasıl başladınız?

Lise yıllarından beri öykü yazıyorum. Ne zaman, nasıl başladığımı bilmiyorum. Ne zaman konuşmaya başladığımızı hatırlayamamak gibi. Tahminim günlükler anlatıya, anlatılar da öyküye dönüştü.


Öykü türünü seçmede özel bir nedeniniz var mı? Öykü yazmanın kolay olduğunu düşünüyor musunuz?

İlk göz ağrım da karın ağrım da öyküydü. Tür olarak şiire benzetenlere sonuna kadar katılıyorum. Kolay olmasından değil tabii ki, kısalığından ve yoğunluğundan dolayı. Şu dünyada son günün demişler ve eline sadece bir kâğıt ve kalem vermişler. Roman yazacak ne zamanın ne takatin var. Anlattın anlattın, sonrası karanlık.

Roman yazmayı denedim geçmişte. Hüsranla sonuçlandı. Beni yola çıkaran motivasyonu ve heyecanı uzun süre koruyamadım. Araya hayatsal dertler, değişen öncelikler ve sağ olsun Türkiye’nin insanı şapşala çeviren yoğun gündemleri girdi. Öykünün benim çalışma ve düşünce biçimime daha çok uyduğunu fark ettiğimde hem rahatladım hem de çocukluktan beri sevdiğim, uzun yıllardır da denediğim yazın tarzına daha da sarıldım.

İlk öykünüzün yayımlanma macerasını anlatır mısınız? Yayımlandığını gördüğünüzde neler hissetmiştiniz?

İlk öyküm aslında ilk kitabım “Açıyorum Gözlerimi” ile birlikte yayımlanmış oldu. Sahnelenen tiyatro metinlerim ve kısa film senaryolarım var ama herhangi bir mecrada öyküm yayımlanmamıştı. “Açıyorum Gözlerimi” yayımlandığı zaman kendimi günlerce çıplak hissetmiştim. En mahrem yerlerinizi, en gizli duygularınızı tanıdık tanımadık herkese açmışsınız gibi. Sonra bu hissin ne kadar komik olduğunu fark ettim. Bir yazar olarak kafanızda büyüttüğünüz onca şey aslında hayatın içindeki bir takım ufak detaylar. Hayat akıp geçiyor. Yazdıklarınız ve yazmadıklarınız denizin içindeki küçük birer damla. O yüzden yazma ediminin kendisine de yayımlanmasına da çok büyük anlamlar atfetmek bana artık saçma geliyor.


Öykülerinizden dosya oluşturma fikri nasıl oluştu? Dosyanızı oluştururken nelere dikkat ettiniz? Belirli bir tema üstünden mi ilerlediniz yoksa farklı temaların oluşturduğu bir bütünü mü tercih ettiniz?

Uzun zamandır biriken bazıları yarım kalmış, bazıları tamamlanmış öyküleri toparlamak ve insanların görüşüne açmak istedim. Dosya oluştururken en büyük motivasyonum bir şeyleri tamamlama arzusuydu. Elimdekileri masaya döküp aralarındaki bağlantıları bulmaya çalıştım. Ortak temalara sahip öyküleri gruplayıp bir iskelet çıkarmaya çalıştım. İlk okuyucum olan yakın bir arkadaşımın önerileri ve uyarıları bu süreçte benim için hayati önem taşıdı. Biraz pastişe ya da sinemadaki kurgu işine benzetiyorum bu çabayı. Elinizde parça parça görüntüler var ve siz bundan bir bütüne gitmek istiyorsunuz. Yazmak kadar keyifli ama ondan çok daha sancılı diyebilirim.

Kitap yayımlamak oldukça meşakkatli bir iş. Dosyanız okunmayabilir, okunsa bile uzun süre bekletilebilir, bekletilse bile birçok etmenden dolayı yayımlanamayabilir. Bütün bu durumlar gözünüzü korkuttu mu?

Ben son güne kadar kitabımın basılacağına dair umut taşımıyordum içimde. Mutlaka bir şey çıkacak, son anda vazgeçilecek diye düşünüyordum. Sabır ve gayret bu yolda en çok ihtiyacınız olan iki şey.


Çok fazla yayınevi var. Yayınevini belirlerken nelere dikkat ettiniz? Hedefinizde bir yayınevi var mıydı?

Okumaktan keyif aldığım kitapları basan yayınevlerine başvurmayı tercih ettim. Lakin daha önce basılı materyali olmayan bir yeni yazara kapılarını açan yayınevi sayısı çok da fazla değil. Sağ olsun, Notabene Yayınevindeki dostlar bana bu süreçte müthiş yardımcı oldular.


Öykü yazmaya yeni başlayanlar için önerileriniz nelerdir? Yola çıkmadan önce çantalarına neler koymalarını isterdiniz?

Sanatın herhangi bir türüyle uğraşan herkesin dişe dokunur bir ürün ortaya koyabilmesi için bence bir derde sahip olması gerekiyor. Bu dert ne kadar genel ve hayata içkin ise o kadar daha fazla insana dokunma şansınız oluyor. Muhtevası ne olursa olsun, derdinizi kavrayabilmek ve farklı perspektiflerden bakabilmek için de, kendinizi sadece edebiyatla değil, siyaset, bilim, felsefe, tarih gibi bambaşka disiplinlerle beslemeniz gerekiyor. Öykü yazmaya başlayanlara tek önerim, öykü yazmak için yola çıkmamaları olur. Bir derdiniz varsa ve onu derinlemesine deşiyorsanız o, kendisine bir sanatsal form bulup ortaya çıkacaktır. Sonrası emek ve kelime işçiliği.

66 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör