İshak İlk Kitap Soruşturması- Semanur Bozok Sabuncu

1- Öykü yazmaya ne zaman, nasıl başladınız?
İnsanın yazıyla kurduğu bağın çok öncelere dayandığını düşünüyorum. Öğrencilik yıllarımda deftere aldığım notlar, şiir denemeleri, her gece yazdığım günce benzeri metinlerle yazmaya başladım. Orta okul yıllarımda okuduğum kitapların özetlerini tuttuğumu hatırlıyorum. Sonrasında bir cesaretle öykü yazmaya başladım. Yazmak sadece bol bol yazarak gelişen bir alan. Çabaladım. Hata yaptım ama içsel bir güdü beni her seferinde yazı masası başına oturttu. Geriye dönük yazılarıma baktığımda gerçekten çok hatalı metinler kaleme aldığımı görüyorum. Sanırım önemli olan yoldan vazgeçmemek. Emeği esirgememek. İnat edip sabrettim. Şimdi bir öykü kitabıyla karşınızdayım.

2- Öykü türünü seçmede özel bir nedeniniz var mı? Öykü yazmanın kolay olduğunu düşünüyor musunuz?
Özel bir nedeni yok aslında. Yazmaya başlayan kişilerin ilk metinleri çoğunlukla şiir oluyor. Bunu biliyorum. Ben de yazmaya lise yıllarımda şiirle başlamıştım. O yaşlarda etrafınızdaki kişilerin eleştirileri tercihlerinizde daha belirleyici oluyor. İlk şiirlerim yüzlerde hafif bir tebessüme yol açınca şiir yazmaktan vazgeçmiştim. Sanırım öykü türünün kısa oluşu, en fazla bir ay gibi bir sürede tamamlanıyor olması beni bu türe yönlendirdi. Bu noktada öykü yazmak kolaydır gibi bir düşünce oluşsun istemem. Öykü türünün kısa oluşu belirleyici oldu ama öykü yazmanın kolay olmadığını zamanla anladım. İlk öykülerimde gerekli gereksiz bütün detayları kullandığımı hatırlıyorum. Yazıp yazıp silmiştim.
3- İlk öykünüzün yayımlanma macerasını anlatır mısınız? Yayımlandığını gördüğünüzde neler hissetmiştiniz?
İlk öyküm Haziran 2020’de Ze Dergide yayımlanmıştı. Diyet adlı öykü bayrama kadar kilo vermeye çalışan karakterin hikâyesini anlatıyordu. Benim için öykünün yayımlandığı günün bayrama denk gelmiş olması da ayrı bir mutluluk nedeni olmuştu. Yolculuk yapıyorken arabada ailece dinlemiştik. O ilk heyecan, ilk sevinç çok değerliydi.
4- Öykülerinizden dosya oluşturma fikri nasıl oluştu? Dosyanızı oluştururken nelere dikkat ettiniz? Belirli bir tema üstünden mi ilerlediniz yoksa farklı temaların oluşturduğu bir bütünü mü tercih ettiniz?
Yazmaya dosya oluşturma ya da bir kitap çıkarma niyetiyle başlamadım. Bu süreç yazdıklarım birikince kendiliğinden oluştu diyebilirim. Yazdığım çeşitli dergilerde yayımlanan öykülerimi bilgisayarda dosyalamaya başlamıştım. Bir tema üzerinden ilerlemedim. Teknik olarak da modern post modern ayrımı yapmadan oluşturdum. Ekleme çıkarmalarla sonuçta dosya oluştu.
5- Kitap yayımlamak oldukça meşakkatli bir iş. Dosyanız okunmayabilir, okunsa bile uzun süre bekletilebilir, bekletilse bile birçok etmenden dolayı yayımlanamayabilir. Bütün bu durumlar gözünüzü korkuttu mu?
Sanırım sürecin en zor kısmı bu. Çeşitli dergilerde kabul edilmiş öykülerin bir kapak içinde bir araya gelmesini her yazar ister. Çünkü ortada bir emek vardır ve bu kaybolup gitmemelidir. Sürecin nasıl işlediğini bilmediğim için metnimin okunmayacak olmasından, editöryal bir süreçten geçmeyecek olma ihtimalinden korkuyordum. Kabul edilmesi için dua ediyordum. Dosyayı defalarca okudum. Neredeyse ezberledim. İnsan kendi metnine bir yerden sonra körleşiyor. Eksik gedik noktalar varsa bile göremiyor. Kaderini kendi çizsin diye en sonunda yayınevine gönderdim. Edebiyatın bana öğrettiği en önemli şey birinci sabır, ikincisi küsmemek. Bir mail attığınızda bile aylarca cevabını beklemek durumunda kalabiliyorsunuz. Cevap olumsuzsa kimseye küsmeden tekrar masa başına geçmeniz gerekiyor. Yapı itibariyle kırılgan bir insan olduğum için edebiyatın beni terbiye ettiğini söyleyebilirim. Galiba bu yolculuktan payıma düşen en kıymetli iki haslet bu olsa gerek.

6- Çok fazla yayınevi var. Yayınevini belirlerken nelere dikkat ettiniz? Hedefinizde bir yayınevi var mıydı?
Uzam Yayınları benim yakinen takip ettiğim kitaplarını severek okuduğum bir yayınevi. Yazarlarıyla aramda bir gönül bağı varmış gibi hissediyorum. Yazara verdikleri değer, kitapların kalitesi, kapak tasarımları da benim için değerli bir yayınevi. Çok değer verdiğim bir arkadaşımın altı ay kadar önce kitabının Uzam Yayınlarından çıkmış olması da benim için belirleyici oldu diyebilirim. Kitabın ismini ilk gördüklerinde olumlu düşünüp bakacaklarına dair bir geri dönüt vermeleri benim için heyecanlı bekleyişin başlangıcıydı.
7- Öykü yazmaya yeni başlayanlar için önerileriniz nelerdir? Yola çıkmadan önce çantalarına neler koymalarını isterdiniz?
Belki çok klişe olacak ama şüphesiz çok okumadan iyi metinler yazmak mümkün olmuyor. Yol çok uzun, çok güzel ama bir o kadar da zor. Sabır göstermeden emek vermeden yol almak mümkün değil. Bıkmadan, usanmadan çalışmak, reddedilse bile pes etmeden devam etmek gerekiyor. Ben sanatın hemen hemen her alanının öğrenilebilir ve öğretilebilir olduğunu düşünüyorum. İstikrarlı ve disiplinli şekilde çalışmak çok önemli. Güncel edebiyatı, dergileri yeni çıkan metinleri mümkün olduğunca takip edip onlardan da beslenmelidirler. Hem modern hem post modern edebiyatı takip etmeleri bu meşakkatli yolu bir nebze de olsa kolaylaştıracaktır.
Çok teşekkür ederim.




Yorumlar