top of page
Ara


Mustafa Bostan- Yaratıcı Öykü Okumaları 12- Sibel Oğuz'un “Sivrisinek” Öyküsü
Sibel Oğuz, Annem Zeytin ve Çay ile çıktığı öykü yolculuğunu Bu Hikâye Tutar Canan ile devam ettiriyor. Yeni kitabında öykü sayısı ilk kitabına göre daha az. Bu tercih daha yerinde olmuş çünkü ilk kitabı bir öykü kitabına göre fazla hacimliydi. Bu Hikâye Tutar Canan ’da öyle bir öykü var ki derin okumaya oldukça müsait: “Sivrisinek” Öykü bir sivrisineğin ağzından anlatılan alegorik yoğunluğu yüksek bir öykü. Sibel Oğuz’un öykünün merkezine yerleştirdiği sivrisinek ile derviş/

İshakEdebiyat
6 saat önce


Öykü- M. Bülent Bingöl- Kurgu
Vesile Hanım'la görüşmem gerekiyormuş. Kapısını çaldım, içeri girdim. Bu binadaki boş daire için geldiğimi söyledim. Yirmi bir numara. Memur olmam ya da bir memur kefil bulmam gerekiyormuş. Bir aylık kira peşin, bir aylık kira da depozito olarak verilmeliymiş. Beş yüz dolar evdeki demirbaşlar için alınıyormuş. Karşımda Dorona Alberti’nin ikiz kardeşi oturuyordu sanki. Tombul sevimli bir kadın. Onu, Gloria Gaynor’ın “I will survive” şarkısını söylerken düşledim. Dorona’nın kli

İshakEdebiyat
1 gün önce


Öykü- Yusuf Yılmaz- Zemheri
Ustamı son yolculuğuna ben hazırladım. Kahverengi gözlerini ben dünyadan bütün hevesimi aldım der gibi kapatmıştı. Oysa mutlu olmak için attığı her adımda çelme takan birisi olmuş ve sonunda kabuğuna çekilmişti ustam. Kimisi ölüden korkar ben hiç korkmadım. Gassal ile gasilhaneye girip teneşire ustamı yatırıp ilk olarak elbiseleri makasla kestim. Gassal kefeni hazırlarken ustamın çıplak, soğuk, yüzünde her zaman o tatlı tebessüm olan bedenini ılık su ile, güfraneke ya rahman,

İshakEdebiyat
2 gün önce


Öykü- Anıl Çağal- İstemsiz Fail
Sabahın ilk saatleriydi çoğunlukla bu saatlerde alarm çalmadan uyanırdım. Bu sabah da aynısı olmuştu gözümü yarım bir şekilde açtım. Karşımda zıpır zıpır zıplayan Zeus vardı. Zeus bir border collieydi. İki köpeğimden hareketli olanıydı. Başımın etrafında çeşitli şebeklikler yapıyor yüzümü yalıyordu. Onun bu hareketinden sonra yanımıza king charles cinsi olan diğer köpeğim Coco uyuşuk uyuşuk yaklaştı ve ikimize katıldı. İlk iş elimi yüzümü yıkayıp, çocuklarımı gezdirmek olacak

İshakEdebiyat
3 gün önce


Öykü- İrem Nas- Lela'nın Yok Y'si
“…demek ki yalnız değilim, yalnız değilsin. Gerçekten de bir şey yok sana gösterdiğim yerde.” Yannis Ritsos “Hanımefendi, yürüyen merdivenler kapalı. Soldaki güvenlik merdivenlerini kullanabilirsiniz,” diyorum film arasında sigara içmek için kapıya çıkan kadınlardan birine. “Beyefendi, yürüyen merdivenler kapalı. Soldaki güvenlik merdivenlerini kullanabilirsiniz,” diyorum bir diğerine. Yürüyen merdivenler diyorum, güvenlik merdivenleri diyorum, kapalı diyorum… Kimse de me

İshakEdebiyat
4 gün önce


Öykü- İbrahim Taş- Nisa'n 4
Altı yıl geçmiş. Altı tane üç yüz altmış beş gün altı saat. O buruk, biraz da kırgın elvedamızın üstünden yüzlerce gün, binlerce saat fütursuzca geçip gitmiş. Doktor Nisan, altı sene önce ayrıldığı hastaneye döndü. Dönerken gülen gözlerini geride bırakmıştı. Önceden gözlerimi kamaştıran göz bebeklerindeki ışıltı sönmüştü. Göz yuvalarından yüzüne karamsar bir yorgunluk yayılıyordu. Nisan değişmişti. Saçları artık omuzlarında değil, belinde bitiyordu. Bir de örseydi tam ilkok

İshakEdebiyat
5 gün önce


Tozlanmış Öykü- Emine Semiye- Bir Gecelik Gelin
Sabah kadar latif, şafak bulutları kadar zarif olan Suphiye, erkenden kalkar, bahçeye iner, eliyle dikmiş olduğu çiçeklerini sular, kuru otları yolar, bir heves ile şu eğlenceli hizmetini hoşça geçirmeye çalışırdı. Bazen alaca karanlıkta yatağından kalkıp odasının bitişiğindeki çardağa çıkar, kudretten lüle lüle olan siyah, ipek gibi yumuşak saçlarını perişan bir hâlde arkasına atar karanlığı yarmaya çalışan iri güzel kara gözlerini bahçesine dikip yavaş yavaş ortadan kalkan

İshakEdebiyat
6 gün önce


Nazan Çinko ile "Kaplumbağalar Uçar mı?" Hakkında Konuştuk
Hepimiz ilkokulda okumayı, yazmayı öğrendik. Bu kısmı ayrı tutmak şartıyla, öykü yazmaya, bir eser ortaya çıkarmaya ne zaman başladınız ve de yazmak sizin için bir tutku mudur? Yerel gazetelere köşe yazıları yazarken gündemdeki olayları açıklamaya dair kelimelerimin ve cümlelerimin tekrara düştüğünü anlamıştım. Kadın cinayetlerini kaç farklı cümleyle anlatabilirdim ki? Çocuk ölümlerini, afetleri, siyaseti... Uzaklaşmak istedim gündemden ama kaçamazsınız tabii ki. Ben de başka

İshakEdebiyat
25 Şub


Öykü- Lokman Çetin- Anılar da Bir Nefes Kadar Kısa
Annemin mutfakta bıraktığı sandalye boşluğunu fark ettiğim gün, büyümenin aslında sessiz bir iş olduğunu anlamıştım. Gürültüsüz, törensiz, kimseye haber vermeden oluyor. Bir dal sigarayı paketten çıkarırken bu düşünce hâlâ içimde. Parmaklarım tanıdık bir tereddütle filtreyi yokluyor. Çakmağı yakıyorum. Alev sigaranın ucuna değince, sanki geçmişim de aynı noktadan tutuşuyor. Sayacağım, diyorum içimden. Bu sigara bitene kadar düşüneceğim. Kaç nefes sürecekse, o kadar hatıra. Bi

İshakEdebiyat
24 Şub


Öykü- Ümit Ahmet Duman- Kleptoman Teri
“Tatlım, Naciye bu cumartesi fabrikanızdaki yönetici kocalarıyla karılarına yeni aldıkları dublekslerinde yemek verecekmiş. Aklınca hepimize hava atacak. Baksana sen Ali’nin ortağı olarak hâlâ sitelerde oturuyorsun. Gıcık oluyorum şu karıya ne yapacaksın ortağının karısı işte. Gidiyoruz değil mi?” diye karım sabah günaydınından önce banyonun aralık kapısından sabah sabah bağırdı. Ben de açık söyleyeyim ortağım ama maddi konular dışında sosyal anlamda çok da ısınamadım şu kada

İshakEdebiyat
23 Şub
İshak Edebiyat
bottom of page
