top of page
Ara


Öykü- Buket Kılıç- Pazar
Öğretmenler odasında ayakta durmakta güçlük çeken askılığa takılıyor gözü. Yine de taşıyor montumu, helal olsun. Sendeki direnç bende olsa, diyor. Giyiniyor sıkıca. Herkes çıktı, o kaldı. Nöbetçi. Binaların arasındaki küçük yapının küçücük bahçesinin nöbetçisi. Kurs boşalmış, itiş kakış demeden bütün öğrenciler gitmiş hapishane kaçkını gibi evlerine koşarak. Sanki bağlıyoruz sizi diye geçiriyor içinden, işkence ediyoruz sanki. Küçük, iğrenç böcekler! Çıkacak artık. Masanın ta
İshakEdebiyat
2 saat önce


Elif Erdoğan Yazdı- Şimdi Karşıya Geçebilirsiniz Ama Önce Ünleminizi Uzatınız!
Bir kitap adıyla, sanıyla, kapağıyla okurun kulağına bir şeyler fısıldar. Kimi kitaplar renk cümbüşünün, çoklu imgelerin büyüsüyle kendini tamamlatır; kimi kitaplarsa son derece minimal, öyle dümdüz görünmesi için tasarlanmış görsellerle gayet iyi anlaşır. Hakeza kitap isimleri de bazen günde elli kere kullandığımız bir kelimeden veya kelime grubundan oluşur bazen de günde elli kere, yüz kere duyulan ama kimsenin-ki burada Hüseyin Kılıç’ı tenzih ederim- ‘’Bu sesten ne öykü ol
İshakEdebiyat
1 gün önce
İshak Edebiyat
bottom of page
