top of page
Ara


Öykü- İlknur Türkoğlu- Güve
O gün o evden çıkarken yanıma hiçbir şey almadım. Oğuz Bey, odasındaki dolabın kapağını açtığı anda içinden fırlayan binlerce güve, sadece yatak odasını değil, evin her yerini işgal etmiş, yiyebildikleri her şeyi, koltuk döşemelerini, halıları, fotoğrafları, mektupları, oymalı büfeleri, masadaki peynirleri, kuruyemişleri, yerdeki beyaz döküntüleri yiyorlardı. Son olarak güvelerin antredeki o muhteşem sandalyenin üzerini tamamen kaplayıp yemeye başladıklarını gördüm. Daha bir

İshakEdebiyat
5 dakika önce


Feyza Cengiz Dündar Yazdı- Tasa Kuşları
Yazarın ikinci kitabı Tasa Kuşları Mart 2026’da Ketebe etiketiyle yayınlanmıştır. Yazarın edebiyat yolculuğunun ne derece kuvvetlendiğini gösteren bir eser olmuş aynı zamanda…Kitabı okuyalı epey bir vakit geçmesine rağmen zihnimde halen daha canlılığını koruyor. Kitabın adının geçtiği Tasa Kuşu adlı öykü ve kitabın kapağı beni derinden etkileyen en önemli detaydı. Kitapta yedi öykü bulunmaktadır. Dil ve üslup yönünden oldukça akıcı ve adeta içinde yaşadığımız bu zamanın bir e

İshakEdebiyat
20 saat önce


Öykü- Gülin Eren Saygın- Dipsiz Kuyu
Parmaklarıyla sıkıca kavradığı kadehini, kırmızı rujlu dudaklarına götürdü. Anasonun damağında bıraktığı tadı ne çok özlemişti. Yan masalardan neşeli sohbetler geliyordu kulağına, ağız dolusu kahkahalar yükseliyordu gökyüzüne. Az ilerideki mutfaktan iştah açıcı kokular yayılıyordu etrafa. Kızartma ve mangal kokuları yaz ayının mutluluk veren havasıyla harmanlanmış, mekânın her köşesine sinmişti. Radyodaki Müzeyyen Senar, eşsiz ve buğulu sesiyle masaları tek tek dolaşıyordu. U

İshakEdebiyat
2 gün önce


Öykü- Rıdvan Şahin- Çer
“İnsan bilinçaltının derinliklerinde, anlamlı ve mantığa uygun bir evrene duyulan ihtiyaç yatar.” Frank Herbert, Dune 1 Bardakta beklerken soğumuş kahveyi bir dikişte içtim. Kahvem soğuk kahve olmuştu ama içimdeki öfke bir volkan gibiydi. Köpürdükçe köpürüyordu. Damlatan musluktan gelen damlaların sesi saunadaki közlere serpiliyordu sanki. Hava daha da sıcak olmaya başlamıştı. Alnı ateş gibiydi ama üşüyordu. Boğazı berbat durumdaydı. Hayat onu bir yerlere savuruyordu, o da ha

İshakEdebiyat
4 gün önce


İshak İlk Kitap Soruşturması- Rukiye Saran Aydın
1- Öykü yazmaya ne zaman başladınız? İlk okul öğretmenimiz, yazma konusunda bize tavsiyelerde bulunurdu. Yazmak isteyenler için en güzel başlangıcın günlük yazmak olduğunu söylerdi. Yazmayı çok istiyordum. Günlük yazmaya başladım. Sevinçli, üzüntülü anlarımı, hayallerimi günlük defterime yazardım. İlk gençlik yıllarımda şiir yazmaya başladım. Okumayı çok severdim. Roman okuyordum çoğunlukla. O zamanlarda istediğimiz kitaba istediğimiz zaman sahip olamazdık. Arkadaşlarımızla k

İshakEdebiyat
5 gün önce


Öykü- Murat Erenel- Hayali Sefer
Saat gece yarısını epey geçmişti. Artık son otobüsler de terminalin ıssız, soğuk koynuna çekilmiş, motorları birer ceset gibi soğuyordu. Ana kapıdaki bekçi kulübesinde, İrfan’ın gölgesi, huzursuz bir ruh gibi hareket ediyordu. Üniformasının düğmelerini çözdü; zira artık bu ciddiyete, bu resmiyete gerek yoktu. Şimdi, onun vardiyası başlıyordu. Kocaman terminali bir uçtan bir uca katetti. Her otobüsü kontrol etti, her kapıyı kilitledi. Fakat A1 hattının 34 numaralı, kırmızı boy

İshakEdebiyat
6 gün önce


Elmas Tunç Yazdı- Uçurtmanın İpine Bağlı Rengârenk Hikâyeler
“Uçurtmanın İpi” Emame Akman Harmancı’nın Dergâh Yayınları’ndan Aralık 2025’te çıkan, 17 öyküden oluşan, okurun dikkatini çekmeyi başaran ilk öykü kitabı. Elbette bunun nedenlerini birlikte masaya yatıracağız. Ancak eser hangi temalar etrafında dolaşıyor, gelin, beraberce göz atalım. Kitabın muhtevasındaki kadın-erkek ilişkileri, aşkın kararsız hâlleri, üzerine titrenen bir torun, yitik yıllar, yol ayrımları, suçluluk psikolojisi, günahın bedeli, savaşın ortasında kararan yaş

İshakEdebiyat
7 gün önce


Öykü- Tülay Özcan- İlk Aşk Şiiri
Televizyondaki kadının, bağırmaktan boyun damarları belirginleşmiş, yüzü kıpkırmızı olmuştu. Kocasına olan öfkesi biplenmiş cümlelerin uzunluğundan anlaşılıyordu. Televizyonu kapattı. Parmağına doladığı ipi çözdü, örgüsünü koltuğa bıraktı. Bardakta buharı üstünde tüten taze çayını içmedi. Ekrandaki o öfkeli yüzü görmeye tahammülü kalmamıştı; içinde bir kaçış isteği uyandı. Montunu giydi, çantasını aldı, evden çıktı. Serin bir rüzgâr yanaklarını okşarken adımlarını hızlandırdı

İshakEdebiyat
19 Eki


Zeliha Tamer Uçar Söyleşti- Gereklilik Kiplerine Karşı Sessiz Bir Çığlık- Konuk: Dilek Altundağ
Kitabınızın adı olan Lo’nun Gereklilik Kipleri, daha ilk sayfadan itibaren okuru sarsıcı bir psikolojik atmosfere sokuyor. Öyküdeki karakterin hayatı, babasının dikte ettiği kurallar yüzünden bir “-meli / -malı” çetelesine dönüşmüş durumda. Bir yazar olarak edebiyatta bu dilbilgisel kipleri, bireyin zihinsel ve toplumsal hapishanesini anlatmak için bir enstrüman olarak kullanma fikri nasıl doğdu? Bana göre dil, insanın zihninin sınırlarını çizer. Lo’nun Gereklilik Kipleri’nde

İshakEdebiyat
17 Eki


Öykü- Korkut Kabapalamut- Fare
Farenin gerçekliğine başlangıçta inanmamıştım. Düş ya da halüsinasyon olarak kabul ediyordum onu. Yaklaşık bir metre boyunda, koyu kahverengi, genellikle upuzun arka ayakları üzerinde dikilen, geveze mi geveze bir fareydi bu. Oldukça kiloluydu. Acayip derecede zeki bir hayvandı. Polemiklerde onu yenmek imkânsıza yakındı. Zeki olmakla kalmıyor, inanılmaz bir entelektüel birikimden de sıklıkla, ustaca yararlanıyordu konuşmalarında. Güç durumda bırakıyordu insanı. Gerçi benden b

İshakEdebiyat
16 Eki
İshak Edebiyat
bottom of page
