top of page
Ara


Öykü- Ali Çağlar Kale- Kaçış
Belimi tutarak doğruldum. Alnımdan akan ter fayansa düştü. Şıp Şıp. İki damla. Fayans parladı. Bu yetmez, diyerek paspasa asıldım. Belimdeki omurların arasına kaçan o et parçasına inat fayansları hırsla silmeye devam ettim. Fayansın son karesindeydim. Telefonun titreşimiyle ıkınarak doğruldum. Gelen mesaja baktım. Tugay’dı. Şu an kahvedeyiz. Akşama da maç izleyeceğiz, belki izin alabilirsen gelirsin diye yazayım dedim. Telefonu masaya bıraktım. Sandalyeye yığıldım. Kalbim, om

İshakEdebiyat
1 saat önce


Öykü- Ayşe Turkay Yiğit- Toplantı
Kastamonu Çok Amaçlı Kültür Merkezi’nin olağanüstü bir toplantıya ev sahipliği yaptığı gündü. Üyeler, içeriği hakkında önceden bilgi verilmeyen toplantıya tümüyle katıldıktan kısa süre sonra başkan girdi. Üyeleri selamladı ve söze başladı. “Evet arkadaşlar. Devrekani’de yapılan kazılar devam ediyor biliyorsunuz. Şimdiye kadar elde edilen bulgular yurtta ve dünyada büyük ilgi gördü. Bu ilgiye şaşkınım açıkçası. Bu kadim topraklar daha neler barındırmıştır kim bilir ama ben bun

İshakEdebiyat
1 gün önce


Öykü- Anıl Çağal- Eksilme
Saat daha dokuz olmamıştı. Normalde bu saatlerde şirketin çaycısı Aynur’dan başka bir tek, tipik inek öğrencilere benzeyen Yasemin olurdu ofiste. Bugünse farklıydı çünkü herkes saat dokuz olmadan ofise gelmiş, masalarında sessiz bir şekilde oturuyordu. Geçen haftaki şirket içindeki söylentilerin sonucuydu bu. Bağımsız bir portföy yönetim şirketi olan Deltora Varlık’ın bazı kodaman müşterilerinden, şirketin çalışanları bu yönde duyumlar almıştı. Duyumu alanlar konuyu sektördek

İshakEdebiyat
2 gün önce


İshak İlk Kitap Soruşturması- Sema Öztürk
1- Öykü yazmaya ne zaman, nasıl başladınız? Yazmak bende gerçekten hep vardı. Kulağa klişe geliyor biliyorum ama kendimi bildim bileli diyebilirim. Tek rakamlı yaşlarımdayken, yani ilkokul yıllarında, yaz tatillerinde bir arkadaşımla birlikte uydurma haberlerden oluşan küçük gazeteler hazırlardık; sonra onları en yakınlarımıza satardık. Bir oyun gibi başlayan o uğraş, farkında olmadan beni yazının içine çekti. İki rakamlı yaşlara geçtiğimde, lise yıllarında şiir yazmaya başl

İshakEdebiyat
3 gün önce


Öykü- Rabia Coşgun- Kıyıda
Eyüp sabrıydı onunki. Evden çıkarken kapıyı bile incitmekten imtina ederdi. Parmakları mandalı usulca bırakır, tahta kanadın en hafif tıkırtısıyla bile mahalleyi uyandırmaktan korkar gibi yavaşça örterdi. Sanki o eski kapı, yılların biriktirdiği sessiz yaraları taşıyan tek sırdaşıydı. En ufak bir sarsıntıda kırılıp dökülecek kadar narin, en küçük bir gürültüde dağılacak gibi kırılgandı. Sokağa çıktığında başı hep önde, gözleri kaldırım taşlarının arasındaki çatlaklara, kurumu

İshakEdebiyat
4 gün önce


Öykü- Murat Gözelov- Denizi Kazıyan Adam
Vay anasını, avradını... Bu ne biçim araba böyle, diye geçirdim içimden. Cebimde sadece üç beş bozukluk, midemde sabah yediğim bayat simidin ekşisi. Ama bu araba... Bu başka bir şey. Caddenin en cafcaflı mağazasının vitrininde, o devasa camın arkasında bir mücevher gibi parlıyor. Kırmızı değil, ateşin kendisi sanki. Jantlar güneş vursa insanın gözünü alır. Öylece kalakaldım kaldırımın ortasında. İnsanlar yanımdan geçip gidiyor, omuz atıyorlar, "Hadi be kardeşim, yolun ortasın

İshakEdebiyat
6 gün önce


Öykü- Elif Nur Günay- İçimdeki Boşluk
İçimde yer alan boşluğun adını değiştirmeye gelmiş gibi… Bazen birileri ile tanışmak insanı uzun bir yolculuğa çıkarır. Sisli, bulanık bir yol… Nerede başlayıp nerede biteceği belli olmayan, belki de bitişi dahi olmayan o yolda kaybolmak kendini bulmaktır aslında. Korktuğun her şey seni dönüştürür. Zeynep için her şey böyle bir sis bulutunun içinde başladı. . . Zeynep, iş çıkışı kafasını otobüsün camına yasladı. Cam soğuktu. Kulaklığından gelen müzik, yolun sesini bastırı

İshakEdebiyat
21 Mar


Öykü- Murat Boğurcu- Rüyanın Ertesinde Yol Ayrımı
Gözlerimi kapattığımda zihnimde siyah bir deniz belirir. Sessizdir; ama derinlerinde fırtınalar gizlenir. Her dalga, kırık bir anı, yarım kalmış bir söz ve unutulmuş bir seçim taşır kıyıya. İnsan bazen kendi denizinde boğulmayı seçer; bazen de sahile ulaşmak için bir hayalin pusulasına tutunur. Peki, benim rüyam? Gece sessizliği, odanın duvarlarına çökmüş ağır bir battaniye gibiydi. Saatin tik takları, zihnimde yankılanan uzak bir müzik gibi hem huzur hem rahatsızlık veriyord

İshakEdebiyat
19 Mar


Öykü- M. Fatih Boz- Bir Çiçek Hikâyesi
Talip’in Mali İşler Grup Başkanı olduğu fısıltısı, şirket gündemine bomba gibi düştü. Ta ta ta ta... Bu nereden çıktı? Vallahi sadece ben değil, şirkette herkes şaşırdı herhalde. Konduramadım sanki. Nasıl kondurayım ki? Talip daha şirkette işe başlayalı beş sene olmuştu. Yani başlayalı dediysem, bu beş sene içinde çalışmadı, sadece odasında oturdu. Odasında da bazen oturdu, demek daha doğru. Bu haber gerçek mi, şaka mı derken bir baktık ki şirket içi duyuruda tepeme atanmış.

İshakEdebiyat
18 Mar


Öykü- Görkem Can- Yaz Başlangıcı
M. Ç. için… Dedemin bir kiraz ağacını aşıladığını hatırlıyorum. Beni de götürüyor yanında. Elindeki çekmeyle aşı yapılacak yeri özenle hazırlıyor. Onu izliyorum. Şapkasının siperliğinin altında kırışan alnını, şakaklarından dökülen terleri, beyaz kıllı parmaklarının hünerle kıvrılmasını… Bana dönüyor ve “Evlat, kalemleri ver,” diyor. Kalemler mi? Ne kalemi? Elimdeki dalları uzatıyorum. Gülümsüyor. Ellerime değen pürüzlü ellerini şu an dahi hissedebiliyorum. Dedem aşı dallar

İshakEdebiyat
16 Mar
İshak Edebiyat
bottom of page
