top of page
Ara


Öykü- Bilgin Bengi Birgi- Hiçliğin Ortasında
Macide’nin mutsuzluğunun sebebini mahalleli de biliyordu bilmesine de, yine de sormadan edemiyorlardı. Onunsa verecek cevabı yoktu. İçini yakan boşluğun aklını başından aldığını kimseler bilmesin diye umursamaz gülümsemeye sığınıyor Kısmet diyordu. Her sabah, kuşluk vaktine doğru uykusu bitir bitmez kapının önünde buluyordu kendini. Aklı çoktan sokağa fırlamış, çantasına asılmış gidiyordu. Bir pabuç geriden Macide’yi sürüklüyordu. Aklı önde ayakları arkada deli deli koşarken

İshakEdebiyat
16 Ara 2025


Öykü- İpek Taşdöğen- Gençliğimi Hatırlamak
Sabahın ilk ışıkları otogarın paslı çatısına vururken, Rıfat elindeki bastonla durağın kenarındaki bankta bekliyordu. Rüzgâr, gazete yapraklarını ayaklarının dibine sürüklüyor; çaycı, ocağın önündeki dumanın içinde bir görünüp bir kayboluyor, elindeki çay kaşığını tepsiye vurarak sesleniyordu: “Haydi tavşan kanııı!” Otobüs gecikmişti. Bir çay içmeyi düşündü, ama çaycının kirli önlüğüne bakınca vazgeçti. “Nasıl olsa birazdan gelir,” diye geçirdi içinden. Bu yaştan sonra insan

İshakEdebiyat
14 Ara 2025


Öykü- Ahmet Akdere- Türk Gecesi
Birasından son yudumu alıp kahverengi cam şişeyi sahilin kumlarına doğru öfkeyle fırlattı ve bir süre gecenin karanlığında daha da koyulaşan fakat ayın şavkı ile menevişlenen denizin ortasında kaplumbağa sırtı gibi belirmiş Yunan adalarının durgun gölgelerini izledi. Uzayıp sünen, olduğumuz yerde dahi bizi yormayı başarabilen ve giderek ağırlaşan kurşun gibi bir gecenin içindeydik ikimiz. Bir buçuk metre yüksekliğindeki duvarın üstüne oturmuş ve çocuklar gibi ayaklarımızı aşa

İshakEdebiyat
12 Ara 2025


Öykü- Hicret Birik- İhlal
Bugünün endişesi yarının belirsizliğini yüklüyor sırtıma. Azrail’le anlaştığımı zannetmek gibi aptalca bir düşünce bu, biliyorum. Kasım ayını ortaladık, oysa gök hâlâ baharın rengini atmamış üstünden. Ağaçlar soyunup soyunmama konusunda kararsız. Değecek bir aşkı bekliyor dalları sanki ya da ne idiği belirsiz bir duyguyu emmeye devam ediyor kökleri. Her neyse. Her şey benim zihnimde olup bitiyorsa bu baharı uzatan da benden başkası değil. Yaşamak ve yürümek arasında korkunç

İshakEdebiyat
10 Ara 2025


Öykü- E. Ezgi Kayaoğulları- Gecenin İç Sesi
Yine kalktı gitti mutfağa. Uyuyormuş gibi yapıyorum ama her hareketinin gayet farkındayım. Mikrodalganın üstündeki dolaba sakladığım çikolatayı buldu yedi. Her gece sözüm ona parmaklarının ucuna basa basa gidip bir şey yiyor. Ya çikolata ya gündüzden kalan kek ya muz … M uhakkak tatlı bir şey ler . Hiç de rahatsız olmuyor, insan midesinde bir şeyler varken nasıl uyur hiç anlamıyorum. Üstelik üzerine bir yudumcuk su bile içmiyor. Geri gelip yanıma yatarken ağzını şapırdatıyo

İshakEdebiyat
8 Ara 2025


İshak İlk Kitap Soruşturması- Elif Ünal
1- Öykü yazmaya ne zaman, nasıl başladınız? Gazetecilik yaptığım yıllarda haberleştirdiğim olaylardan kurgular yaptığım zamanlar oldu. Ama onlara biçimsel olarak öykü denemez sanırım. O dönemde, gazetecilik geçmişi olan Marquez, Hemingway gibi büyük ustaların izinden gidip gidemeyeceğimi merak ettiğimi hatırlıyorum. Yine de öyküye yönelik olarak çalışmaya başlamam için Kovid-19 salgınının herkes gibi beni de eve hapsetmesi gerekti. Dört duvar arasında kalmaya tahammül edebilm

İshakEdebiyat
7 Ara 2025


Öykü- Saim Serhat Arslan- On Üçüncü Orta
Hicri 984 yılında ardı ardına zuhur eden felaketlerin son bulması için Ayasofya’dan Zeyrek’e irili ufaklı tüm camileri dolduran ümmet-i Muhammed’in çaresizlikle Allah’a yakarışları netice vermemiş, 985 yılı da felaketle başlamıştı. Milleti bir damla suya hasret bırakan kuraklık henüz dinmişti ki böylesine ancak uzak deryaların yamyamlarla dolu memleketlerinde rastlanacak kuvvette bir yağmur bir anda indirdi. Ellerini semaya açıp günlerce tek bir damla su için yakaran ümmet-i

İshakEdebiyat
4 Ara 2025


Hicret Birik Yazdı- Sibel Oğuz'un "Bu Hikâye Tutar Canan" Kitabına Dair
Geçtiğimiz günlerde Sibel Oğuz’un Eksik Parça Yayınevi’nden çıkan, ‘Bu Hikâye Tutar Canan’ isimli öykü kitabı, ilk kitabı ‘Annem Zeytin ve Çay’ da olduğu gibi, genelde kişinin ailesi ve kendisi ile olan çatışmasını anlatan öykülerden oluşmaktadır. İçsel seslerin çarpışmasını ve ussal olanla duygusal olanın iç içe geçişini yalın kurgular fakat yoğun bir dille anlatan Oğuz, bu hikâyeler ile içimizdeki oksimoron benliğe, dışarıdan görünmeyen sessiz çığlıklarımıza ayna tutmakta

İshakEdebiyat
3 Ara 2025


Öykü- Onurcan Irmak- Gençlik
Mevsim kış önüydü. Gülhane parkındaki koca gövdeli, kabukları yaşlılıktan grileşmiş çınar ağaçları kara bulutlarla kaplı göğe uzanıyordu. Yaprakları çoktan toprağa karışmıştı çınarın. Mevsimleri görebileceğiniz İstanbul’daki güzel yerlerden bir tanesidir Gülhane. Geleni gideni de eksik olmaz. Eşiyle, çocuğuyla gelenler, okullarından çıkıp sigaralarını yakalanma korkusu olmadan içmeye çalışan liseliler, yaşlılar, seyyar satıcılar, turistler, sevgililer… Bir de bunlardan ayrı t

İshakEdebiyat
2 Ara 2025


Öykü- Elif Asma Kurt- Portakal Yanığı
Tütsülenen portakal kabuklarının buram buram kokusuyla uyandım. Kış soğuğunu ve ıslaklığını örten o ferahlatıcı koku, damağıma yapışmıştı. Çocukluğuma mı dönmüştüm? Dışarıda kar, dışarıda yağmur, dışarıda fırtına olduğu sabahlara? Sobada çatır çatır yanan odunların sesi yoktu ama mutfakta mırıldanan annemi işitiyordum. Soba, portakal kabuğu kokusu ve annemin mırıltıları... Saraylardan, kalelerden daha güvenli küçük evimizde miydik? Yine ben çocuk, annem yetişkin miydi? Ayağım

İshakEdebiyat
30 Kas 2025
İshak Edebiyat
bottom of page
