top of page
Ara


Öykü- Mustafa Seyfi- Kiralık Oda
Aynanın karşısına geçti. Elleriyle alnını, gerdanını, yanaklarını tek tek gerip yüzünü inceledi. Gördüğüne ikna olmayınca yüzünü germeyi bıraktı. Aynadaki aksi kendisine yabancı biri gibiydi yıllardır; hayattan zevk almayan, duygusal ölümü gerçekleşmiş, oksijen israfı bir ceset. Kendini güzel bulduğu da yoktu. Kendini güzel bulan kadınlar gibi pervasız ve zalim değildi, çirkin bulanlar gibi çekimser ve içe kapanıktı. Yüzüne soğuk su çarptı, peşinden dişlerini fırçalamaya koyu

İshakEdebiyat
21 Eki 2025


Öykü- Ayhan Kavcı- Çocukluk Müzesi
Ofisimdeydim. Dişçi koltuğunda bu kez genç bir kız oturuyordu. İki dişine dolgu yapmam gerektiğini söylemiştim. Kız gönülsüz davranıyordu. İşimi rahat görebilmem için ağzını kocaman açmasını istedim; çürükler arkalarda bir yerdeydi. Bir türlü beceremeyince kıza doğru iyice eğilerek iş görmüştüm. O sırada birileri bizi izlese kızı öpüşmeye zorladığımı düşünebilirdi. Uğraşa tepişe dişin dibini kazımaya başlamıştım. Konuşmaya yeltendiğinde ne dediğini anlamak için gözlerine bakt

İshakEdebiyat
20 Eki 2025


Öykü- Burhan Barak- Uyandığımız Rüyalar
Dükkânların vitrinlerine bakınarak ana caddeyi iki taraflı boylu boyunca turladı. Birkaçına da girip çıktı ama o kadar lükslerdi ki işçi olarak bile olsa buraların adamı olmadığını, olamayacağını, doğuştan gelebilecek o asalet yetisini kolay kolay kazanamayacağını, insan kaynaklarında insanlığın farklı boyutuna evrilebilmeyi başaran hanım abla ve bey abiler, eğip bükme gereği duymadan, suratından çok kılığına bakınarak, bazıları buton burunlu olduğunu unutup kıvırmaya çalışar

İshakEdebiyat
17 Eki 2025


Öykü- Vildan Çelik- Gökkuşağının Altındaki Sır
Benim adım Kore. Yer altına indikten sonra Hades’in bana yeni bir isim vermesiyle Persephone oldum. Çoğunuz beni bu adla tanırsınız. Şimdi hatırladınız değil mi? Annem tarım ve bereketin Tanrıçası Demeter ve babam Tanrıların babası Zeus. Yaşadıklarım keşke Hesiodos’un anlattığı gibi birkaç sayfadan ibaret olsa ve o sayfalar gibi çabucak gelip geçseydi. Kayıkçıya verilen ölü bedenlerin birinin yanında bulmuştum kitabını. Oldukça eski ve yıpranmış bir kitaptı. Üstünde silik yal

İshakEdebiyat
15 Eki 2025


Öykü- Nesrin Erek- Akrep
“Kızılcıklar da olmuştur, ceplerimizi dolduralım,” diyor Yavuz, “annem de sever hem.” Aklı fikri yemekte, obur şey ne olacak. “Cepte...

İshakEdebiyat
13 Eki 2025


Öykü- Hasan Hüseyin Akkaş- Ameliyat
Dişçi koltuğundan geniş, eski ve yerden yüksek bir ameliyat koltuğunda yatıyorum. Bademcik ameliyatını saymazsak daha önce ameliyat...

İshakEdebiyat
11 Eki 2025


Öykü- Günay Oktay- Kurban
Elinde sigarası, ağır bir duman eşliğinde oturdu masasına. Yorgun bir kalem sesi başladı yeniden; çizdi, karaladı, sustu, sonra bir daha...

İshakEdebiyat
9 Eki 2025


Öykü- Mustafa Çetin- Sandık
“Bir mum yakan, bir gölge yaratır.” Ursula K. Le Guin, Yerdeniz Büyücüsü Kızıl sakallı ve pörtlek burunlu yaşlı karagöz ustası, söndü...

İshakEdebiyat
8 Eki 2025


İshak İlk Kitap Soruşturması- Nagihan Dermancı
1. Öykü yazmaya ne zaman, nasıl başladınız? Öykü yazmaya pandemi döneminde başladım. Fakat yazmak hep vardı. Hayatımın her döneminde...

İshakEdebiyat
7 Eki 2025


Öykü- Mehmet Muhtar Salmanoğlu- Don Lastiği
Tomurcuğun çiçeğe durduğu, toprağın uyandığı, paltoların naftalinlenip aynalı dolaplara kaldırıldığı günlerdi. Kasabada hayat canlanmış,...

İshakEdebiyat
6 Eki 2025
İshak Edebiyat
bottom of page
